Sohbet Edememe Hastalığı Nedir? İzmir’de Bir Kafede Sessizce Çözülen Büyük İnsanlık Krizi
Benzer Bir Yazı: Sodyum ve klor neden düşer ?
İzmir’de bir kafede oturuyorum. Karşı masada iki kişi kahkahalar atıyor, yan masada biri telefonda “yok ya ben de iyiyim” derken aslında hiçbir şeyin iyi olmadığını belli ediyor. Ben ise çayımı karıştırıyorum ve kendi kendime şu soruyu soruyorum: sohbet edememe hastalığı nedir?
Adı biraz dramatik, evet. Sanki tıbbi bir şeymiş gibi duruyor ama aslında çoğumuzun günlük hayatta yaşadığı o tuhaf donma hali. Hani biri sana “Nasılsın?” diyor ve sen gerçekten nasıl olduğunu analiz etmeye başlıyorsun… işte o an.
İç sesim hemen devreye giriyor:
“Normal bir insan ‘iyiyim sen?’ der geçer.”
Benim cevap:
“İyiyim… yani… şey… hava da bugün biraz…”
Ve cümle orada kayboluyor. Çünkü ben cümleleri bazen bitiremiyorum. Bazen de cümleler beni bitiriyor.
Sohbet Edememe Hastalığı Nedir? Gerçekte Ne Yaşanıyor?
Sevgili Bigzotik ziyaretçileri, bugün “sohbet edememe hastalığı nedir” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz.
sohbet edememe hastalığı nedir? sorusunu biraz açalım. Bu durum aslında bir “konuşamama” hali değil. Daha çok “konuşurken beynin 17 sekme açması” durumu.
Birisi konuşurken sen:
Cevap hazırlıyorsun
Karşı tarafın mimiklerini analiz ediyorsun
Kendi ses tonunu değerlendiriyorsun
Bir de “acaba saçma mı konuşuyorum?” kontrolü yapıyorsun
Sonuç: Konuşma kaçıyor.
İzmir’de buna en çok Alsancak kafelerinde rastlanıyor. Çünkü ortam rahat ama zihin değil.
Geçen gün bir arkadaşım dedi ki:
“Sen niye bu kadar düşünerek konuşuyorsun?”
Cevabım hazırdı ama içimde 4 farklı versiyon kavga ediyordu, o yüzden sadece güldüm.
İzmir Kafelerinde Sessiz Drama
İzmir’de kafeye oturmak aslında küçük bir sosyal deney. İnsanlar burada hem rahat hem de sürekli gözlem altında hissediyor.
Bir kafede otururken şunu duydum:
“Abi bu çocuk çok sessiz ya, sıkılmış galiba.”
O an içimden:
“Hayır sıkılmadım, sadece hangi cümleyi kurmam gerektiğini seçmeye çalışıyorum.”
Çünkü sohbet edememe hastalığı nedir? dediğimiz şey tam da burada başlıyor: Fazla düşünmek, az konuşmak.
Garson geliyor:
“Ne alırsınız?”
Ben:
“Bir çay… yok aslında kahve… ama soğuk olmasın… ya sizce?”
Garson çoktan gitmiş oluyor.
Zihin Trafiği: Konuşma Öncesi Yoğun Saatler
Benim zihnimde konuşma başlamadan önce şöyle bir trafik oluşuyor:
“Selam de”
“Çok resmi oldu”
“Nasılsın de”
“Bu klişe mi?”
“Hiçbir şey deme, bekle”
Sonuç: Hiçbir şey demiyorum.
İç sesim bazen sabırsızlanıyor:
“Abi bu kadar analiz yapılır mı bir ‘merhaba’ya?”
Ben:
“Kolay mı? Sosyal hayat bu.”
Sohbet Edememe Hastalığı Nedir? Belirtiler Günlük Hayatta Nasıl Görünür?
Bu durumun en ilginç yanı, dışarıdan bakınca fark edilmemesi. Ama yaşayan için oldukça net bir tablo var.
Mesela:
1. Cümleye Başlayıp Kaybolma
“Ben aslında geçen gün şey düşündüm… yani hani… önemli değil ya.”
Ve konu kapanır.
2. Fazla Düşünmeden Konuşamama
Birisi basit bir soru sorar:
“Hafta sonu ne yaptın?”
Beyin:
“Bu soru sosyal, kişisel, zaman bazlı, dikkatli cevap ver.”
Ben:
“Evdeydim.”
Ama içimde 12 dakikalık film dönmüştür.
3. Göz Teması Aşırı Analizi
Birine bakıyorsun:
Fazla bakarsan garip
Az bakarsan ilgisiz
Normal bakış diye bir şey yok gibi
Sonuç: Bakışlar kaçak.
İç Sesle Yaşamak: Sohbetin Görünmeyen Ortağı
sohbet edememe hastalığı nedir? sorusunun en büyük nedeni belki de iç sesin fazla aktif olması.
Benim iç ses:
“Şimdi şaka yapabilirsin.”
“Yapma, anlaşılmayacak.”
“Tamam hiç girme.”
Ben:
“…”
Arkadaş ortamında biri espri yapar, herkes güler. Ben gülsem mi diye düşünürken espri geçmiş olur.
Sonra iç ses:
“Kaçırdın.”
Arkadaş Ortamı Sendromu
Bir grup içindesin. Herkes konuşuyor.
Sen:
Dinliyorsun
Katılmak istiyorsun
Ama doğru anı bekliyorsun
O an hiç gelmiyor
Sonunda biri sana döner:
“Sen ne düşünüyorsun?”
Ve o an hayat donuyor.
Dijital Çağ ve Sohbet Edememe Hastalığı Nedir? İlişkisi
Telefonlar, mesajlar, sosyal medya… Hepsi konuşmayı kolaylaştırdı ama yüz yüze konuşmayı biraz zorlaştırdı.
Çünkü mesajda düşünmek için zaman var:
Yaz
Sil
Tekrar yaz
Emoji ekle
Gönderme
Ama gerçek hayatta “geri al” tuşu yok.
Bir gün arkadaşla mesajlaşıyoruz:
Ben: “Gel kahve içelim.”
O: “Tamam”
Gerçek hayatta:
“Gel kahve içelim”
“Tamam”
Sessizlik.
İşte burada sohbet edememe hastalığı nedir? tekrar kendini gösteriyor: hız ile düşünme arasındaki uyumsuzluk.
Mesajda Cesur, Gerçekte Temkinli
İlginç bir çelişki var:
Telefonda: esprili, hızlı, rahat
Yüz yüze: dikkatli, kontrollü, yavaş
Sanki iki farklı kişi.
Ben buna “sosyal performans modu” diyorum ama kimseye söylemiyorum çünkü bu bile fazla ciddi geliyor.
İzmir Sokaklarında Sosyal Kaçışlar
Alsancak’ta yürürken bir tanıdığa rastlıyorum.
“Selam!”
“Selam!”
Ve sonra o klasik an:
Durmak mı lazım, yürümek mi, yoksa kaçmak mı?
Ben genelde yürümeye devam ediyorum ama yavaş. Çünkü ne yapacağımı bilmiyorum.
İç ses:
“Dur konuş.”
Ben:
“Ya çok uzatma.”
İç ses:
“Zaten uzattın.”
Kısa Sohbetlerin Uzun Etkisi
Bazen 10 saniyelik konuşma bütün gün kafada dönüyor:
“Acaba yanlış mı söyledim?”
“Garip mi oldum?”
“Keşke şunu deseydim.”
İşte sohbet edememe hastalığı nedir? tam olarak burada hissediliyor: konuşmadan sonra başlayan ikinci konuşma.
Sosyal Kaslar ve Konuşma Egzersizi
İlginç bir şekilde sohbet etmek de bir kas gibi. Kullanmazsan çekingenleşiyor.
Ama aşırı kullanırsan da yoruluyorsun.
Ben bazen şunu yapıyorum:
Kafede tek başıma oturup “garsona selam verme pratiği”.
Garson geliyor:
“Buyurun?”
Ben:
“Merhaba.”
Ve içimden kutlama yapıyorum:
“Başardın.”
Küçük Başarıların Büyük Etkisi
Normalde önemsiz görünen şeyler, bu durumda küçük zaferlere dönüşüyor:
Telefonda rahat konuşmak
Bir cümleyi kesmeden bitirmek
Göz teması kurmak
Bunlar dışarıdan basit ama içeride büyük olaylar.
Sohbet Edememe Hastalığı Nedir? Biraz da Kabullenme Meselesi
Zamanla şunu fark ediyorsun: herkesin kendi iletişim tarzı var.
Kimisi çok konuşur, kimisi düşünerek konuşur.
Ben ikinci gruptayım.
Ve bu aslında bir “hastalık” değil, daha çok bir düşünme biçimi.
Ama tabii bazen fazla düşünmek, konuşmayı geciktiriyor.
İç ses:
“Şunu söyle.”
Ben:
“Bir saniye daha düşüneyim.”
Karşı taraf:
“…”
Konu kapanır.
Kendinle Barışma Anı
Bir gün fark ediyorsun ki, sürekli konuşmak zorunda değilsin.
Sessizlik de bir cevap olabilir.
Hatta bazen en doğru cevap.
İzmir’de deniz kenarında otururken bunu daha iyi anlıyorum.
Konuşmadan da var olunabiliyor.
Bigzotik olarak “sohbet edememe hastalığı nedir” konusunda sizlere faydalı olabildiğimizi umuyoruz. Diğer içeriklerimizi de incelemeyi unutmayın!
Sonuç Yerine Değil, Bir Devam Hissi
sohbet edememe hastalığı nedir? sorusunun tek bir cevabı yok. Bazen düşünmekten, bazen çekinmekten, bazen de sadece o anın ağırlığından geliyor.
Ama en ilginç yanı şu:
Herkesin içinde küçük bir “fazla düşünen” var.
Ve belki de mesele konuşmayı öğrenmek değil, bazen susmanın da bir iletişim biçimi olduğunu kabul etmek.
İzmir’de rüzgâr esiyor, kafede çay soğuyor, insanlar konuşuyor.
Ben ise bir cümle kuruyorum içimden:
“Belki de sadece dinlemek de bir sohbet şeklidir.”